Pırıltı

Duygularımı, yaşadığım ânı , dahası dönüm noktalarını bile yaşarken, duygularımı ifade edemedim. Biraz böyle büyütüldüğümden, böyle olduğumu düşünüyorum. Bu güne kadar insanların benim hakkımda ne dediği, ne düşündüğü hep önemli oldu. Günü yaşadım, önemli dönemeçlerden de geçtim. Bazı insanlara nasip olmayan mutlu günlerim de oldu. Kimsenin yanında, gözümden yaşlar gelene kadar güldüğüm sayılıdır. Ağladım ama.
Ne kadar sevildiğimi hiçbir zaman anlayamadım. Bendeki sevginin karşılığını bulamadığım onlarca an var aklımda.
Sebebi, kendi kendime anlık yaşadığım duygu yoğunluğunun hayatımın tümüne sirayet etmemesidir. Kendimce kırılgan ve olmadık zamanlarda hunharca kıran olmam, bundan mütevellittir. Kendimi çözümleme arifesindeyim. Ah bir başarsam… Mutlu çocukluk günleri, ağrılı ilk ergenlik dönemleri, kendimi bulmaya çalışma dönemleri derken, kendimi ruhen ne kadar yorduğumu anlıyorum. Şu an olduğum yaşta, 3 çocuğun annesi ve bir başkanın eşi olarak, dışarıdan imrenilen hayatımda ,gerçek kendimi yeniden bulmak ve gözlerimin karasındaki pırıltıya yeniden kavuşmak istiyorum. Her şeye ama her şeye sonsuz defa şükreden ben, böyle düşünerek nankörlük yapıyor olabilirim ancak yazar bu defa gerçekten böyle hissediyor.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir