Bir gün bir kitap yazarsam

Bir gün bir kitap yazarsam, adı ya Tuzlu Ekmek” olmalı, ya da ” Hep Aşktan”. İkincisi daha doğru anlatırdı yakın geçmişi. Bazılarımız, “kendimize göre” lokomotifi kendi yönümüzde çekmek isterken, yönü başka yöne çekilen olduk. Bana göre mesela, oklar başka yönü gösteriyordu ve ben şimdi şu noktanın gösterdiği bir yer imleciyim. Tam da burada.Elbet bizi besleyen bu yaşantıda iyi kiler ve keşkeler var. O yüzden dedim, bir kitap yazsam adı kuvvetle muhtemel “Hep Aşktan” olurdu. Kitap da ben gibi biraz acemi ama içten olurdu eminim. Söylenmemiş sözleri söyler ama bir yarım hikaye bırakırdım herkese. Aynı şimdi olduğu gibi. Dedim ya “Hep Aşktan”, yani yönü kendime çevirmek yerine, birlikte yürüdüğün kişinin yönünde yürümek hep bir vazgeçiş. Bir süre sonra anlıyor insan nelerden vazgeçtiğini. Aklıma hep o film geliyor paranoyak bir şekilde.Ya o metroya binmeseydi kadın diyorum. “Sliding Doors” adlı filmdeki gibi olur muydu diyorum aklıma geldikçe. Peki vazgeçtiklerim beni biraz büyüttü veya eksilttiyse.Bunlar da mı hep aşktan? Peki aşktan diyelim, dürüst de olmuyor pek ya, hadi, tevazu gösterip nazik olalım. Neden ben vazgeçmeliyim ya da neden ben kadın olarak toplumun, erkeğin bana çizdiği oyun alanında yaşamalıyım? Belki suçu başkasına atıp, kendi yapamadıklarımı yüklüyorum diyorum belki de gerçekten böyledir. Dışarıdan nasıl göründüğüne bazı zamanlar çok aldırmıyorum. Vazgeçtiğim ne varsa belki mükâfatını alacağım, belki de böyle bir avuntu benimkisi. Dediğim gibi iyi kiler ve keşkeler ile yaşayıp gidiyorum çoğu insan gibi. Ne iyi ki ne de keşke hiçbir şeyi değiştirmiyor. Çünkü zaman geri çevrilebilen bir çark değil, hep ileri diyor bana. Hep önüne bak, ileri diyor. Yoksa kırılır o taşıdıkların. Önüne bak ki var hedefine diyor.Hedefi unutuyor, tökezleyip durmak istiyorum. Ben de yoruldum, beni de anla diyorum ama nafile.Bugün bir paylaşıma denk geldim. Alıntı yaparak yazayım. “Gerginliği, duygu baskılamayı, ancak patlama anlarında duygu boşaltabilmeyi modelliyoruz diyordu. Çok doğru aslında. Keşke patlama noktasına gelmeden, elimi tutsa biri, hadi burada durmalısın dese, ben de kendime bu şansı tanısam. Elimde ne taşıdığımı unutsam, yolun da keyfini sürsem.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir