İletişim

Buralarda bir söz var. Karnı dolu olmak. Konuşacaksın ama çıkmıyor laf. Belki istiyorsun söylesem diye, belki söylemesem daha iyi diye düşündüğünden olacak karnın böyle dolu işte. O kadar çok habere, bilgiye, sürekli değişime maruz kalıyoruz ki, gündem hızla değişiyor yaşadığımız yerlerde. Eskiden daha kesin tepkiler verirdim kendimce yanlış bulduğum her şeye.Sonra baktım bu cısss bir şey, susayım dedim. Epeydir de susuyorum. Düşündüğüm kendime. Ama insanın yaratılışı var, doğuştan gelen bir kendisi. Ki, coşkuyla bekliyor seni. Bazen hissederek yaşamak istiyorsun, sesli sesli gürlemek de yeri geldiğinde.
Bu düşünceler, lise arkadaşlarımla olan grubumuzdaki sohbetten sonra geldi aklıma. Şimdi cümleler kısa, kabul edişler sessiz, hayat olabildiğince hızlı, hissetmek o anda bile mıhlanıp kalamıyor. Bunun adı nedir bilmiyorum. Bazen tepkisizlik yoruyor beni, çabuk tüketmek her gündemi. Hislerim uyuşmuş gibi düşünüp, niye ben tepkisizleştim diyorum. Gücümün yettiğine çıkıyor sesim, sonrası pişmanlık. Keşke iletişim denen şu sihirli kelime öyle güzel vuku bulsa, öyle güzel anlatılabilse istediklerimiz, kırmadan, dökmeden. Ama mümkün değil, ne evladınla ne de bazen başkasıyla. O iletişim yolunu bulup hakkıyla yürütmek, hakkıyla anlamak ve anlaşılmak. Bugün yazasım var. Kusurlarım varsa yine affola. Bu arada mesaj kaygılı yazmıyorum. Yani anlattıklarım şikayet değil, tavsiye almayı da isteyerek yazmıyorum. Sadece paylaşmak istiyor, belki birinin dilinin ucundakini yazıya dökebilmiş olmayı umut ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir