Özlemişim

Yazı yazmayı, her telden tüttürmeyi çok özledim. Benim için bir özgürlük alanıymış bu. Çok iyi anladım. Bir süredir doğru düzgün kitap bile okuyamıyorum. İçim almıyor. Gözlerim erken sukoyverdiler. Harfler sanki birbiri ardına yaslanmış, okuma beni diyor. Baş ağrısı var bu ara. Çoğu zaman gergin oluyorum. Sağlıklı kalabildiğimiz için şükür bol bol ve dua ediyorum aklıma geldikçe. Benim yeni bir silkelenmeye ihtiyacım var, uzun sürecek ve iyi ki diyeceğim bir yolu yeniden katetmeye. Bana bunları hissettiren ne biliyorum. Yorgunluk ve fazla hissetmem her dış uyaranı. Biliyorum bir Hadi’ ye bakıyor her şey. Çok yoruldum bu ara ve ben artık koyvermek istiyorum. İpin ucu kaçmasın, bunu da kontrol edebilirim diyorum ama. İnsanın kendine laf anlatması ne zormuş. Kimseyi istemiyorum. Dün düşündüm. Kimi arasam da konuşsam, sonra yine vazgeçtim. Kim ile, ne konuşabileceğim ki. Herkes bir tuhaf devinim içinde. Bu günler elbet öyle böyle geçecek. Bu tuhaf, olmasa iyiymiş dediğimiz her şey su gibi akıp gidecek. Geriye, sadece insan, en yalın haliyle, sanki çıplak bir ruh gibi kalacak. Bu sonsuz kötü uyaran, her türlü felaket senaryosu, bir şeyler bekler gibi, aportta bekleme hali de bitecek bir gün. Yazmak, ne çok özlemişim seni. Birkaç yıldır, çocuklara yeni yıl gelmeden birer kar küresi alıyorum. Onlar bunu, bu zamanda yaptığımı belki bilmiyorlar. Evdeki sonsuz ıvır zıvır oyuncağın içinde bir küre belki onlar için. Bu sene de alacağım onlara birer yeni yıl küresi. İçinde en çok umut barındıran, huzur çağıran, sağlık fışkıran, baktıkça bizi görmediğiniz yerlere götüren. Yazmak, ne çok özlemişim seni….

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir