Pandemi Vol.Bilmem kaç

Dünyanın da, bu dünyadaki her kaynağı har vurup, harman savuran insanoğlunun da başı hep dertte olacak. Biz bulabildiğimiz, görebildiğimiz güzelliklerde, sevgilerde, Allah’ın bize verdiği, yüce onlarca güzel duyguda bir yolunu bulup mutlu olabilme peşindeyiz. Herkes bu kadar naif mutlu olmaya çalışmıyor. Kırarak, dökerek, istediğini elde etmek için birilerinin hakkına girerek, daha kötü zamanlar geçirerek, hissettirerek. Neyse, sonuçta dünyanın ve insanoğlunun başı türlü türlü dertlerle hep meşgul olacak. Çünkü böyle yaşanıyor artık hayat. Nereden geldi aklıma bunları yazmak söyleyeyim. Telefon açtım ve su siparişi verdim. Genelde kapıya gelen ve çocukların
“Anneee, sucu geldi” diye tabir ettiği kişi kapımıza gelen hep aynı insandır. Bu virüs musibetinden sonra, kapıya ücreti bırakıp, siparişimi bırakıp gitmelerini bekliyorum. Yine uzaktan, bekleyip parayı oraya koydum diye işaret ederdim ama bendeniz de pozitif çıkınca, kapılara da çıkmıyorum. Mesela, bir işyerinde çalışıyorsan, her akşam kargoları toplayan genelde aynı kuryedir. Tanırsın onu. Bilirsin çocuğu kaç yaşında, böyle ufak tefek ayrıntı sohbette geçer. Ya da gümrükçünün acil evrak alan adamı da tanıdık olur bir süre sonra, ya da yazlıkta çöpleri toplayan temizlik görevlileri. Hepsiyle ilgili birşeyler bilirsin. İnsan olmak böyle birşey. Komşun, arkadaşın, evine birşeyler getirip götüren, işyerine kan ter içinde uğrayan kurye… Hepsi ile ilgili bir fikrin de, iki lafın da vardır. Şimdilerde bunlar hepten unutuluyor. Hepten yalnız kalıyoruz. Sağlığımız için, bir arada olamayıp, birbirimize kapıdan da, zoom üzerinden, WhatsApp aramalarından bakıyoruz. Açıkçası, annemi, babamı, ablamı ve kardeşimi görmeyi çok istiyorum ama uçağa binip gidebilmek bile bir risk oldu. Deseler inanmazdım, daha neler derdim, çok da ütopik derdim, derdim de. Hepsi gerçek oldu. Lütfen herkes şu malum 3 kurala artık uysun. İnsanların ciğerleri söndü anlata anlata. Ben desem ne olacak sanki, onu da biliyorum. Uyalım, lütfen kurallara sonuna kadar uyalım. Sağlığımız için, hepimiz için…

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir